Apartman Yöneticisi

Vision-Hakkımızda
Biz Kimiz
Profesyonel Yönetim
Referanslarımız
Medya'da Biz
Bize Ulaşmak İçin
Sorularınız için
Ana Menü
Çevrimiçi Kullanıcılar
· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 4

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 2,106
· En Yeni Üye: temelreis
Asansör Bakımı
Çatı Bakımı
Havuz Bakımı
Bahçe Bakımı
Isı Tasarrufu
Ev Bakımı
Yangın
Editörden

Bazı Yargıtay Kararları
KIŞ BAHÇELERİ
D.GAZ ACİL
İSTANBUL'DA ULAŞIM
ÖRNEK
VİDEO
-videolar


27.KASIM.2012 İTİBARİ İLE TÜM SORULARINIZ CEVAPLANMIŞTIR
TÜM SORULARINIZ İÇİN LÜTFEN FORUM KISMINI KULLANINIZ





SORU CEVAP BÖLÜMÜMÜZ TEKRAR AKTİF HALE GELMİŞTİR. SORULARINIZI BEKLİYORUZ.


Apartmanyonetici.com
Info
EVE MUHTELİF ERKEKLER İLE GELME NEDENİ İLE TAHLİYE İSTEMİ
Yargıtay kararlarıT.C. YARGITAY
18.Hukuk Dairesi

Esas: 1997/5489
karar: 1997/6171
karar Tarihi: 10/06/1997

ÖZET: Mesken niteliğindeki bağımsız bölümün randevu evi olarak kullanılması ancak işyeri olarak tanımlanabilirse de davalı R.’in kabule göre sabit olan eylemi geceleri dışarıda kalıp sabahın erken saatlerinde muhtelif erkeklerle birlikte eve gelmesidir.

Bu husus bağımsız bölümün randevu evi olarak kullanılması anlamına gelmediği gibi dinlenen tanıkların ifadeleri böyle bir kabule de yeterli değildir. Bu durumda mahkemece yasa hükümlerinin doğrudan uygulanması söz konusu olup hukuki nitelendirmenin mahkemeye ait olduğu ve bağımsız bölümün maliki ile kiracıları arasındaki akdin feshini isteme hakkının bağımsız bölüm malikine ait bulunduğu esasları göz önünde bulundurularak 33. maddenin 2 ve 3. fıkralarının uygulanması söz konusu iken, yasal dayanağı olmayan biçimde ve ihtar ile süre verilmeksizin doğrudan tahliyeye karar verilmesi doğru görülmemiştir.



(634 S. K. m. 18, 24, 33)

dava: dava dilekçesinde tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Karar: dava ana gayrimenkulde kat maliki bulunan E. Çelik ile bağımsız bölümü davalılara kiralayan Y. Taşkale tarafından davalıların ahlaka aykırı yaşam sürdürdükleri, gürültü yapıp diğer kat maliklerini rahatsız ettikleri gerekçelerine dayanarak tahliye istemi ile açılmış olup, mahkemece kiraya verenin akde aykırılık nedeni ile açtığı davanın aktif husumet koşulunun gerçekleşmediği nedeniyle reddedilmiş, ancak davalıların kat mülkiyeti Kanununa aykırı davranışları varit görülerek bağımsız bölümü kullanan gerekçesi ile ve taşınmazın kiralama amacı dışında gayri ahlaki maksatla kullanıldığı belirtilerek tahliyeye karar verilmiştir.

kat mülkiyeti Kanununun 18. maddesi, kiracılar dahi kat malikleri gibi bağımsız bölümü kullanırken doğruluk kaidelerine uymalarını ve birbirlerini rahatsız etmekten kaçınmalarını, birbirinin haklarını çiğnememelerini öngörmüş ve bağımsız bölüm malikini bu konuda kiracılar ile birlikte müteselsilen sorumlu tutmuştur.

Aynı yasanın 33. maddesinde ise bu Kanunda öngörülen borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında diğer kat maliklerince mahkemeye başvurma hakkı tanınmış, hakimin iddiayı sabit görmesi halinde ilgililerin yasaya aykırı kullanım ve davranışlarına son verilmesine, bunun için belli bir süre verilmesine ve bunun tefhim veya tebliğine karar verileceğini hükme bağlamıştır.

Hakimce tespit edilen sürede bu kararın yerine getirilmemesi halinde maddenin son fıkrasında cezai müeyyide getirilmiştir.

Bu suretle 18. madde ile 33. madde birlikte incelendiğinde rahatsız edici durumlar sebebiyle bağımsız bölümlerin tahliyesinin öngörülmediği, bu hususun ancak 24. maddede öngörülen yasak işlerde geçerli olduğu görülür. Kötü kullanımın devam etmesi halinde ve koşulların gerçekleşmesi durumunda kat mülkiyeti Kanununun 25. maddesinde öngörülen devir ancak söz konusu olabilir ki böyle bir dava açılmamış ve koşulları da araştırılmamıştır.

Mesken niteliğindeki bağımsız bölümün randevu evi olarak kullanılması Kat Mülkiyeti Kanununun 24. maddesi kapsamında ancak işyeri olarak tanımlanabilirse de davalı R.’in kabule göre sabit olan eylemi geceleri dışarıda kalıp sabahın erken saatlerinde muhtelif erkeklerle birlikte eve gelmesidir.

Bu husus bağımsız bölümün randevu evi olarak kullanılması anlamına gelmediği gibi dinlenen tanıkların ifadeleri böyle bir kabule de yeterli değildir.

Bu durumda mahkemece yasa hükümlerinin doğrudan uygulanması söz konusu olup hukuki nitelendirmenin mahkemeye ait olduğu ve bağımsız bölümün maliki ile kiracıları arasındaki akdin feshini isteme hakkının bağımsız bölüm malikine ait bulunduğu esasları göz önünde bulundurularak yukarıda sözü edilen 33. maddenin 2 ve 3. fıkralarının uygulanması söz konusu iken, yasal dayanağı olmayan biçimde ve ihtar ile süre verilmeksizin doğrudan tahliyeye karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
__________________
Yorum
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Oy verebilmek için lütfen üye olun ya da üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Kat Mülkiyetine Geçiş

Sorularınız İçin

e-SSK



Atesci Belgesi

dask
Kat Mülkiyeti Kanunu

Bilgi Bankası

Mevzuat

MODA
-videolar
içerik koruması